Aziz

Aziz : Üstün, kuvvetli, güçlü, şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan, galip olan
Al-’Aziz : The Victorious who prevails, and can never be conquered.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

“..O, üstün ve güçlü olandir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (1)

Kur’an-ı Kerim’de doksanbir yerde geçmektedir. Fakat hiç bir yerde tek başına zikredilmemiş; daima Esma-i Hüsna’dan diğer bir isimle beraber varid olmuştur.
(more…)

Kategori: Genel Dini Bilgiler
Tarih: Tem 17, 2008
Yorum Yapılmamış...

TehevvÜr

Gadabın, sertliğin aşırı ve zararlı olmasına (Tehevvür), atılganlık denir. Tehevvür sâhibi hiddetli, sert olur. Bunun aksine kâzm, hilm, yumuşaklık denir. Halîm kimse, gadaba sebeb olan şeyler karşısında kızmaz, heyecâna gelmez. Korkak olan, kendine zarar verir. Gadablı kimse ise, hem kendine, hem de başkalarına zarar verir. Tehevvür, insanın aklını giderir, küfre kadar götürür. Hadîs-i şerîfde, (Gadab, îmânı bozar) buyuruldu. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” dünyâ için gadaba geldiği görülmedi. Allah için gadaba gelirdi. Gadab sâhibi, karşısındakinin de kendisine karşılık yapacağını önceden düşünmelidir. Gadaba gelen kimsenin sinirleri bozulur, kalb hastası olur. Bu bozukluk, dışına da sirâyet ederek, çirkin ve korkunç bir hâl alır.

Gadabı yenmeğe (Kâzm) denir. Kâzm etmek çok sevâbdır. Kâzm sâhibine, ya’nî gadabını yenene, Cennet müjdelendi. Allah rızâsı için kâzım olan kimse, karşısındakini afv edip, ona karşılık yapmaz ise, Allahü teâlâ onu çok sever, Cennetin, bunlar için hâzırlanmış olduğunu bildirmişdir. Hadîs-i şerîfde, (Bir kimse, Allahü teâlânın rızâsı için gadabını def’ ederse, Allah da, ondan azâbını def’ eder) buyuruldu. Hadîs-i şerîfde, (Bir müslimânda üç şey bulunursa Allahü teâlâ onu muhâfaza ve himâye eder, onu sever, merhamet eder. Ni’mete şükr etmek, zâlimi afv etmek, gadaba gelince, gadabını yenmek) buyuruldu. Ni’mete şükr etmek, onu islâmiyyete uygun olarak kullanmak demekdir. Hadîs-i şerîfde, (Gadaba gelen bir kimse, dilediğini yapmağa kâdir olduğu hâlde, yumuşak davranırsa, Allahü teâlâ, onun kalbini, emniyyet ve îmân ile doldurur) ve (Bir kimse gadabını örterse, Allahü teâlâ onun ayblarını, kabâhatlarını örter) buyuruldu. İmâm-ı Gazâlî “rahime-hullahü teâlâ”, (hilm sâhibi olmak, gadabını yenmekden dahâ kıymetlidir) buyurdu. Hadîs-i şerîfde, (Yâ Rabbî! Bana ilm ver, hilm ile zînetlendir, takvâ ihsân eyle! Âfiyet ile beni güzelleşdir) buyuruldu. Abdüllah ibni Abbâsa “radıyallahü teâlâ anhümâ” bir kimse söğdü. Buna karşılık olarak, bir ihtiyâcın varsa, sana yardım edeyim, buyurdu. Adamcağız başını öne eğerek ve utanarak özr diledi. Hazret-i Hüseynin oğlu Zeynel Âbidîn Alîye “radıyallahü teâlâ anhümâ” bir kimse söğdü. Elbisesini çıkarıp ona hediyye eyledi. Îsâ aleyhisselâm, yehûdîlerin yanından geçerken, kendisine çok kötü şeyler söylediler. Onlara iyi ve tatlı cevâblar verdi. Onlar, sana kötülük yapıyor, sen onlara iyi söyliyorsun dediklerinde, (herkes, başkasına, yanında bulunandan verir) buyurdu. Halîm, selîm kimse, dâimâ neş’eli, râhat olur. Onu, herkes medh eder. (more…)

Kategori: Din ve Ahlak Bilgisi
Tarih: Tem 17, 2008
Yorum Yapılmamış...

İslamİyetten Önce Araplar

İSLAMİYETTEN ÖNCE ARAPLAR

Din ve İnanışlar
• İslamiyetten önce , Arapların büyük çoğunluğu puta tapıcıydı. Her kabilenin kendine özgü putu bulunurdu.
• Kabe, Araplarca kutsal sayılırdı. Burada Arap kabilelerinin putları bulunurdu. En önemli putları “Hübel-Lat-Menat-Uzza”dır.
• Araplar putları ziyaret için Kabeye gelirler ve kurban keserlerdi. Ziyaret zamanlarında kabileler arası çatışmalar yapılmazdı. Bu nedenle bu zamana “Haram Ayları” denilmiştir.
• Puta tapıcılık yanında, Mecusilik ( Zerdüştlük), Musevilik, Hristiyanlık gibi dinler de yaygındı. Ayrıca Hz.İbrahim!in dinine inananlar da vardı.Bunlara ” Hanif ” denilmiştir.

Sosyal ve Yaşam
• Arapların genel olarak yaşam biçimleri göçebe ve yerleşik olaraktı. Göçebe yaşam süren Araplara “Bedevi” denilirdi.
• Erkeğin egemen olduğu bir aile yapısı vardır.
• Çok eşli evlilikler yaygındı. Kadınların miras hakkı yoktu.
• Kabileler arasında rekabet ve kan davaları yaygındı. Çöl yaşamının zorluğu, su kaynaklarının azlığı, yiyecek sıkıntısı bu rekabet ve kavgaların sebepleridir.
• Hicaz bölgesinin en önemli ticaret merkezleri Mekke, Medine ve Taifti. Mekkeliler daha çok ticaretle, Medineliler ise daha çok tarımla uğraşmışlardır.
• Göçebelerin en önemli geçim kaynağı hayvancılık, yerleşiklerin ise tarım ve ticaret olmuştur. (more…)

Kategori: Genel Dini Bilgiler
Tarih: Tem 17, 2008
Yorum Yapılmamış...

Ciğerini yakan Neydi?

Hz. Ebubekir-i Siddik (ra ‘in komsusu bir gün Peygamber (sav) Efendimize gelerek;

- Ya Rasulullah, Ebubekir’in evinden ciger kokulari geliyor. Komsusu oldugum ve kaç gündür aç oldugum halde bize ikram etmedi. Diye söyler.. (more…)

Kategori: Diğer
Tarih: Tem 17, 2008
Yorum Yapılmamış...

Nasıl İbadet Etmeliyiz ?

Müslümanlığımız gereği, yapılması tavsiye edilen ilk işimiz, Allah’ın adıyla başlamak sûretiyle samimi ve Allah(cc) rızası için yapılan niyettir. Niyetler samimi olmadıkça, ibadetlerde gösteriş oldukça ilerleyemeyiz. Bu yüzden, ilkönce niyetimizi kontrol etmeliyiz. İbadet etmek için fıkıh öğrenmemiz ve bilmemiz gerekir. (Fıkhı bilmeden ibadet eden, gece karanlıkta bina yapıp, gündüz yıkana benzer.
(more…)

Kategori: İbadet
Tarih: Haz 02, 2008
Yorum Yapılmamış...

  • kuran, islam, din, ilahi, hadis

    Web sitemizin genel içeriği;

    kuran-ı kerim, ilahiler, islami sohbetler, dualar, ayetler, hadisler

    ve bir çok dini veya islami konuya web sitemizden ulaşabilirsiniz...



     
     

    LALEGÜL FM

  • Günün Hadis-i Şerifi

    Re’sü’l hikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.